a rat - Türkçe İngilizce Sözlük

a rat

"a rat" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
smell a rat f. kuşkulanmak
like a drowned rat zf. sırılsıklam
rat-a-tat ünl. tak tak
rat-a-tat-tat ünl. tak tak
rat-a-tat ünl. tık tık
rat-a-tat-tat ünl. vuruş sesi
rat-a-tat ünl. vuruş sesi
rat-a-tat-tat ünl. tık tık
rat-a-tat-tat ünl. tıklatma sesi
rat-a-tat ünl. tıklatma sesi
rat-a-tat ünl. kapı tıklatma sesi
rat-a-tat-tat ünl. kapı tıklatma sesi
Konuşma Dili
a love-rat i. aldatan erkek
a rat or some other rodent i. sıçan ya da bir başka kemirgen
look like a drowned rat f. sıçan gibi ıslanmak
look like a drowned rat f. sucuk gibi ıslanmak
I smell a rat expr. bu işte bir bit yeniği var
I smell a rat expr. burnuma kötü kokular geliyor
Deyim
a pack rat i. istifçi
smell a rat f. pirelenmek
look like a drowned rat f. sırılsıklam olmak
look like a drowned rat f. iliğine kadar ıslanmış olmak
smell a rat f. içine kurt düşmek
smell a rat f. bir bit yeniği sezmek
(as) wet as a drowned rat s. sucuk gibi ıslanmış
(as) wet as a drowned rat s. sıçan gibi ıslanmış
(as) wet as a drowned rat s. sırılsıklam
(as) wet as a drowned rat s. iliğine kadar ıslanmış
like a drowned rat expr. sırılsıklam
Argo
a rat fink i. can sıkıcı tip
a rat fink i. baş belası
not give a rat's ass f. kıçına bile takmamak
not give a rat's ass f. iplememek
not give a rat's ass f. umurunda olmamak
not give a rat's ass f. sallamamak
not give a rat's ass f. hiç takmamak
not give a rat's ass f. hiç tınmamak
have a rat jacket f. ispiyoncu/muhbir yaftası yemek
give a rat's arse [uk] f. sallamak
give a rat's arse [uk] f. umursamak
give a rat's arse [uk] f. siklemek
give a rat's arse [uk] f. tınmak
give a rat's arse [uk] f. iplemek
give a rat's arse [uk] f. aldırış etmek
give a rat's arse [uk] f. kıçına takmak
not give a rat's arse (about something) [uk] f. (bir şeyi) hiç tınmamak
not give a rat's ass for/about (something or someone) f. (bir şeyi/birini) kıçına bile takmamak
not give a rat's ass for/about (something or someone) f. (bir şeyi/birini) hiç tınmamak
not give a rat's ass for/about (something or someone) f. (bir şey/biri) umurunda olmamak
not give a rat's ass for/about (something or someone) f. (bir şeyi/birini) iplememek
not give a rat's ass for/about (something or someone) f. (bir şeyi/birini) hiç takmamak
not give a rat's arse (about something) [uk] f. (bir şey) umurunda olmamak
not give a rat's ass for/about (something or someone) f. (bir şeyi) siklememek
not give a rat's arse (about something) [uk] f. (bir şeyi) kıçına bile takmamak
not give a rat's arse (about something) [uk] f. (bir şeyi) iplememek
not give a rat's arse (about something) [uk] f. (bir şeyi) hiç takmamak
not give a rat's arse (about something) [uk] f. (bir şeyi) götüne sallamamak
not give a rat's ass for/about (something or someone) f. (bir şeyi/birini) götüne sallamamak
cunning as a dunny rat expr. cin gibi
cunning as a dunny rat expr. çok uyanık
I don't give a rat's ass expr. umurumda bile değil
idgara (I don't give a rat's ass) expr. çok da sikimdeydi
İngiliz Argosu
eyes like a shithouse rat i. keskin/sert bakan gözler
like a rat up a drainpipe expr. hızla
like a rat up a drainpipe expr. çabucak